Vay be. Bu günü de gördüm ya.. Hayatımda ilk defa bir fiyat teklifini Japon Yeni cinsinden aldım. Kafamda -artık hangi kritere göre bilmiyorum ama- üç-beş liralık fiyat biçtiğim aletin birim fiyatının "30 küsür Japon Yeni" olduğunu görünce küçük bir şaşkınlık yaşadım açıkçası. E, devre bileşenlerini avroyla, dolarla satın almaya alışmış bünye farkında olmadan bu iki birimi kullanıyor hesaplarında. Neyse ki şaşkınlığım kısa sürdü de internetten JY'nin fiyatına bakmayı akıl ettim. İşte nostalji de o zaman başladı!!
Döviz fiyat tablolarında, hayatımda hiç görüp dokunmadığım Kuveyt Dinarı ve Kanada Doları'nın bile 1 biriminin fiyatı yazılıyken, herşeyi yapabilme yetisine sahip caponların para biriminden ancak 100 tanesi o tabloda 1 satırlık yer almaya hak kazanabiliyordu. Nasıl olur da unuturum ben bu durumu!? Ben değil miydim JY'nin bu itilmiş, bu ezilmiş haline çocuk yaşımda üzülen?
Çok iyi hatırlıyorum, aynı üzüntü yollarından İtalyan Lireti için de geçmiştim çocukluğumda. (Aslında bu durumdan çocukluğumda hafif andon olduğum sonucu da çıkar ya neyse.) Onların para birimi de tıpkı caponlarınki gibi minicikti. 100 İtalyan Lireti bahse değerdi ama 99'unu kimse dikkate almazdı niyeyse. O zamanlar bunun sebebini paralarının değersiz olmasına bağlamıştım. Şu yaşa geldim, hala daha iyi bir fikrim yok. (Ki buradan da andonluğun kolay geçmediği çıkarımını yapabiliriz.)
Ah bir bilen çıksa da bir anlatsa... O gün gelmeden önce de İtalya ve Japonya'nın ileri gelenleri, yaşlıları falan elele tutuşup, iki para biriminin kader birliğinin kardeşlikten mütevellit olduğunu açıklasa... dünya ne güzel bir yer olurdu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder